İnsanları gözlemlediğim kadarıyla yurt dışına ilk kez çıkma konusunda inanılmaz tereddüt yaşıyorlar. İlk adımı atmak nedense çok zor geliyor ve gereksiz korkular elde edeceğiniz güzel tecrübelerin önüne geçiyor ve her şey başlamadan bitmiş oluyor. Duyduğum en kafa kurcalayan bahaneler ise dil ve vize konusunda. Şimdi bu korkularınızı yenebilmeyi sağlayacak birkaç bir şey anlatmak istiyorum.

Niyet ve güven…

Başlamadan önce ilk yapacağımız şey niyet etmek. Burası en kolay noktalardan biri; “Niyet ettim Allah rızası için yurt dışına çıkmaya!” dediğinizde bu iş biter arkadaşlar, şaka bir yana her şeyi bir kenara bırakıp öncelikle kendimize güveneceğiz, ilk ve en önemli şey bu. Tamam, hadi El-Bab’a gideceğim deseniz bu korkuyu endişeyi anlarım. Ama herhangi bir Avrupa ülkesine gitmek için bu endişe niye, sizlere samimiyetimle soruyorum. Avrupa ülkelerini Ortadoğu ülkelerine göre güvenlik açısından kıyaslamak bile saçmalık olur. İnsanların sakin, medeni ve saygıya dayalı hayatları olduğu için güvenlik kaygılarınız bence boşa. Neden Avrupa’dan örnek veriyorum çünkü bu iş için öncelikle kapımızın önünden başlamak en mantıklısı.

Tur şirketlerini deneyebilirsiniz…

 Yabancı dil bilmiyor musunuz? Tamam, çözüm basit, öncelikle ilk deneyiminizi bir tur şirketiyle gerçekleştirebilirsiniz. Siz gideceğiniz yere karar verdikten sonra, tur şirketi bütün işlemlerinizde sizi yönlendirip, yardımcı oluyor. Kalacağınız yerden, uçağınıza kadar her şey ayarlanıyor. Gideceğiniz yer vize istiyorsa, vize konusunda da sizi yönlendirip bu işi en az stresle atlatmanıza yardımcı oluyorlar. Sonra gittiğiniz yerde kaybolma, yeme içme gibi sıkıntılar yaşamıyorsunuz. Ayrıca size rehber eşliğinde her yeri gezdirip anlatıyorlar ve bence ilk defa gidecekler için böyle turlar cesaret kazanmak açısında bire bir. En azından yabancı bir yerde neler yapabileceğinizin yolunu yordamını geziniz süresince gözlemleyerek tecrübe edebilirsiniz. Sonra ki gezilerinizde de turlara para vermeden tasarruf ederek daha ucuza gezebilirsiniz.

Dil konusunu başlangıçta kafanıza takmayın…

Dil problemi sizi korkutmuyorsa ki korkutmaması lazım. Gözünüz kara olsun, kafanızı çalıştırın ve atlayın gidin. Elinizde kapı gibi çeviri programları var, yazar anlatırsınız derdinizi, hiç korkmayın. Ben o kadar çok dil bilmeden gezen adam gördüm ki, inanamazsınız. Kimse dil bilmiyor diye gittiği yerde aç kalmaz, kalacak yer sıkıntısı çekmez. Elbet bir şekilde işinizi halledersiniz. Ne bileyim çoğu zaman havalimanında bir Türk’e rastlayarak bile birçok yardım alan insan gördüm, sizde alabilirsiniz.

Vizesiz ve yakın ülkeleri tercih edin…

Ben turlara para vermem, deliyim, kendim maceraya atılacağım diyorsanız ve bu ilk olacaksa yine naçizane tavsiyem vizesiz Avrupa ülkelerini (hangi ülkeler olduğunu öğrenmek için tıklayın) ziyaret etmeniz konusundadır. Bu yüzden vize stresine girmek sadece pasaportunuzu alıp gidersiniz ve ilk adım için sıkıntısız olur. Gideceğiniz yere karar verip uçak biletlerini aldıktan sonra ilk yapacağınız iş pasaportunuzu çıkarmak (pasaport nasıl çıkartılır yazıma göz atmak için)  ve ardından bir an önce kalacak yer ayarlamak (kalacak yer nasıl ayarlanır yazımı okumak için) ve sonra gideceğiniz yer ile ilgili araştırmalara başlamaktır. Burada her ne kadar çok kolay anlatılsa da yurt dışına ilk defa çıkacak biri için bunlar belki de inanılmaz zor şeyler ama yavaş yavaş bir yerden başlamadan da kendiliğinden olacak şeyler değil. Kendinizi ısındırmak adına gezginlerin web sayfalarından bol bol okumanızı tavsiye ederim.

 Gitmeden önce araştırma yapın…

Bu sayfalardan okuduklarınızla en azından havalimanına indiğinizde ne yapılacak, ne edilecek biraz fikir sahibi olursunuz. Tabi gideceğiniz yer hakkında okuduğunuz bilgiler sonucunda havalimanından kalacağınız yere nasıl gidilir, otobüs numarası vs. şeyleri not etmenizde fayda vardır.  (yurt dışı gezisine çıkmadan önce neler yapmalıyız konusunda yazdığın yazı için tıklayın)

Yanınıza gereksiz eşyalar almayın…

İlk gezinizin kısa ve öz olmasında bence fayda var. Kendinizi sıkmayacak şekilde, umutlarınızı kırmayacak şekilde ve basitçe halletmek lazım. Bence bu konuların en başında da yanımızda götüreceğimiz eşyalar konusu önemli yer tutuyor. Bu konuda daha önceki yazımda net bilgiler vermiştim.

Yanınızda bir arkadaşınız olsun…

Bütün bu anlattıklarımdan sonra size bu işin en püf noktasını söylemek istiyorum. En güzeli sizi yalnız bırakmayacak, düştüğünüz zor durumlarda elinizden tutacak, tek başınıza kaldığınızda canınızın sıkılmasının önüne geçecek bir arkadaş. Olmazsa olmaz. eğer ilk defa yurtdışına gidecekseniz mutlaka yalnız gitmemenizi öneririm.

Arkadaşlar son ve samimi tavsiyem hiç bir şeyden korkmayın. Uykuculuğumdan dolayı kaç kez trenden inmeyip durağı kaçırdığım oldu, kalacak yer bulamadığımda parkta yattığım oldu. İlk kez gidecek kişiler ve dil bilmeyenler için çok uçuk maceralar gibi gözükebilir ama bu örneklerimdeki amaç cesur olmanız ve basit şeylerden korkmamanız. Şimdiden iyi eğlenceler diliyorum. Korkmayın ve maceraya atılın! İlk adımdan sonraki herşey göreceksiniz ki çok güzel olacak…