Ukrayna ile ilgili olarak anlatılacak o kadar çok şey var ki nereden başlayacağım konusunda emin değilim. Ukrayna ile ilgili vereceğim bilgiler Lviv ve Kiev şehirlerini kapsayacak şekilde olacak. Bu şehirlerinden başka hiçbir yerinde bulunmadım. Gelin biz ekonomik durumdan başlayalım.

Ukrayna para birimi Grivna ve www.xe.com’dan yaptığım en güncel çeviriye göre 1 Türk Lirası 7.12 Grivna, buna ek olarak 1 Dolar ise tamı tamına 26,92 Grivna. Yani arkadaşlar Ukrayna’da kralız. Hem paramız değerli hem de ciddi anlamda alım gücümüz yüksek. Mesela 2010-2011 yıllarında Polonya’da yaşadığım zamanlar 1 Türk Lirası yaklaşık 2 Zloty’ye denk geliyordu ama alım gücü Türkiye’deki gibiydi. Yani paranın değerli olması her zaman avantaj sağlamıyor, bu önemli bir konu. Kura aldanıp gitmemek lazım. Fakat dediğim gibi Ukrayna için bu geçerli değil, alım gücümüz çok yüksek.

Ülkenin doğusunda Rusya ile karmaşık bir savaş içinde olduklarından ekonomileri büyük bir buhran içinde. Maaşlar düşük, mesela bir öğretmenin aylık maaşı 250-300 Dolar yani yaklaşık 6500 Grivna. Lviv’de bir ev kirasının 4000, Kiev’de ise 4000-7000 Grivna’dan başladığını düşünürseniz yaşam kalitelerini ve zorluklarını anlayabilirsiniz.

Genç yaşlı herkes çalışmak zorunda ve özellikle yaşlı çalışanları görmek insanın yüreğini parçalıyor. Sokaklarda bir o kadarda yaşlı dilenci var. Ukrayna’nın kış aylarında ciddi soğuk olduğunu düşünürsek o insanların hallerini bir düşünün. Ülkede ya çok zenginler var ya da çok fakirler. Ne yazık ki orta sınıf yok. Tanıştığım kişilerden Lviv ve Kiev dışındaki çoğu şehirde gerçek Ukrayna’yı görebileceğimiz bilgisini aldım. Yani demek istedikleri oralarda hayat şartları çok daha zor…

Kiev ve Lviv’de çok ciddi sayıda lüks araç görebilirsiniz. Bunun yanında dökük hurdaları da göreceksiniz. İşte arası olmadığı için gün içinde en dibe ve en üste şahit olabiliyorsunuz.

Ülkede rüşvet ilk gittiğim 2012 yılında inanılmaz derecedeydi. Polis siizn yabancı olduğunuzu anladığı an, hiçbir sıkıntı olmamasına rağmen bir anda sizi kıskacına alabiliyordu ve pasaportun arasına bir şeyler sıkıştırmadan onlardan kurtulamıyordunuz. Ocak ayındaki son ziyaretimde ise bu polislerin lağvedildiğini duydum. Bir kadın ve bir erkek polisin içinde olduğu modern polis araçlarıyla devriye atıyorlar ve hepsinin omuzlarında kamera var. Bu yüzden rüşvet olayı polis açısından sıfıra inmiş durumda. Bu turistler için gayet sevindirici bir olay.

İnsanlar hükümetlerine Rusya karşıtı politikalarından dolayı kan kusuyorlar ve her gün onlarca insanın savaşta ölmesinin sebebini Rusya’dan uzaklaşma politikasına bağlıyorlar. Ülkede inanılmaz bir serkeşlik ve köhnelik var. Soğuk, karanlık ve beton blokları andıran yapılar insanı bazen boğma noktasına getiriyor. Tabi bu söylediğim kış için geçerli.

Ülkenin genelinde kim ile tanıştıysam karamsar olmayan bir insan görmedim. Herkes hayat şartlarından şikâyetçiler. Öğrenciler mezun olduktan sonra ne yapacakları bilmiyor ve genelde açıkta kalıyorlar. Çalışanlarında alacağı en yüksek maaş aylık 250-300 Dolar. Dediğim gibi bu maaşta onlara pek keyifli bir hayat bahşetmiyor.

Ukrayna’da dikkatimi çeken ve beni en çok üzen konu ise aile kültürünün yerlerde gezinmesi… Aile bağları inanılmaz kopuk, çoğu kişi ailesinden ayrı yaşıyor. Çoğu kişi gençliğin verdiği tecrübesizlikle yirmi yaşında çocuğu yapmış ve sonra terk edilince de ortada kalmış bir vaziyette yaşamını sürdürüyor. Anne babaları en azından bizim kültürümüzdeki gibi çocuklarının geleceğiyle pek alakadar değiller. Geleceklerini geçtim hiç bir şeyiyle ilgili değiller. İki üç kişi tanıyıp bunu nasıl genelliyorsun diyebilirsiniz ama inanın Ukrayna’ya beş defadan fazla gittim ve onlarca insan tanıyıp, onlarca hikâye dinledim. Ne yazık ki genel bir aile yapısı problemi var ve gerçekten insanın tüylerini diken diken ediyor. Halimize binlerce defa şükrediyorum.

Her defasında Ukrayna’ya Lviv’den giriş yaptım. Burada pasaport kontrolünde ülkeye ilk defa giriş yaptıysanız veya önceki girişi içeren mühür eski pasaportunuzda kaldıysa sizi özel odaya alıp birkaç soru soruyorlar ve biraz bekletiyorlar. Merak etmeyin sizi sınır dışı etmezler sadece ufak bir güvenlik basamağı. Ben son gittiğimde yen pasaportumla gittim ama bu tecrübemden dolayı eski Ukrayna giriş mühürlü pasaportumu da götürdüm ve ilk defamı geliyorsun sorusuna eski pasaportumla cevap verdim. Nerede kalacağımı ve dönüş biletimi sordu. Bunları da gösterince hiçbir sıkıntı yaratmadan beni içeri alıverdi. İlk defa giriş yapıyorsanız panik ve heyecan yapmadan süreci ilerletin, konaklama ve uçak belgelerinizi önlerine koyun. Hiç sıkıntı olmaz.

Havalimanından çıktığınızda sizi iki problem bekliyor; birincisi para ikincisi şehir merkezine ulaşım. Para konusu basit, havalimanında Türk Lirasını bile Grivna’ya çevirebilirsiniz. 50 TL çevirseniz yeter. Şehir merkezine gittiğinizde biraz daha uygun kurdan diğer paralarınızı bozdurabilirsiniz. Havalimanında TL seçeneği var ama şehir merkezinde TL bozdurabileceğiniz çok fazla yer yok. Eliniz mahkûm biraz dolar olacak yanınızda. Ya da ufak tefek kayıpları göze alıp havalimanında Türk Liranızı bozduracaksınız. Çok fazla kaybınız olmaz.

Para olayını hallettikten sonra ikinci sıkıntı şehir merkezine gitme sıkıntısı. En kısa ve garanti yol taksiyle gitmek fakat havalimanı çıkışındaki taksiciler kurt sürüsü gibi bekliyor. Normalde Lviv Havalimanı’ndan şehir merkezine 70-80 Grivna tutar ama bu taksicilerin çektiği fiyat 300 Grivna’dan aşağı değildir. Eğer ilk defa Lviv’e gidiyorsanız ve orada arkadaşınız yoksa 70–80 Grivna’lık taksiyi çağırmanız mümkün değil. Telefonu yok, telefonu bulsanız bile derdinizi anlatamazsınız çünkü İngilizce bilmiyorlar. Siz eliniz mahkûm ilk gidişte biraz kazıklanmayı göze alacaksınız.

Lviv, Ukraynalıların çok sevdiği eski bir şehir. Bana sorarsanız herhangi bir Türk şehrinin ilçesinden faksız inanılmaz küçük ve sakin bir yer. Herkes burayı eski tarihi ve eski binaları yüzünden çok seviyor. Ayrıca kayak merkezi Bukovel’e de üç dört saat uzakta olması avantaj. Burada ev için arkadaşımla beraber geceliğine kişi başı 60 TL verdik. Bu fiyat ev, hem şehir merkezinde olduğu için hem de büyük olduğu için böyle yüksek çıktı. Fakat şehir merkezinden uzakta ve daha küçük bir ev için 30 TL’ye kadar fiyatlar düşüyor. Biz genelde www.airbnb.com’dan ev kiralıyoruz ve Ukrayna için bence başka bir seçenek aramayın. Yeme içme konusunda daha önce dediğim gibi yerel tatlara hiç girmedik. Pizza, hamburger geçiştirdik. Günlük yemeğe vereceğiniz para kişi başı 20-30 TL’yi geçmez. Tabi bu fiyatlar seçimlerinize göre değişir. Ben yemek politikamdan daha önceki yazılarımda bahsetmiştim.

Çay içmeden duramayan biri olarak marketten yirmilik demleme çay alıp, yanına da kruvasan ile kahvaltı olayınızı da çok rahat halledebilirsiniz. Lviv’de dikkatinizi çekeceğiniz ilk şey heryerin Türk olması. Pegasus Havayolları’nın yaptığı ucuz uçuşlar nedeniyle büyük bir Türk göçü var. O yüzden gece hayatını seven biriyseniz Lviv’de gece hayatına bulaşmayın. Çok iğrenç manzaralarla karşılaşabilir ve insanınıza lanet okuyabilirsiniz. Bana sorarsanız Lviv bir günlük şehir, daha fazla kalmayın derim.

Lviv’den takip ettiğim rota daima Kiev oldu. Ulaşım hızlı tren ile 40 TL ve 5 saat. Yok, ben daha ucuzunu ararım diyorsanız 30 TL’ye 10 saatte giden yataklı trende bulabilirsiniz. Ne istediğinize karar verip mutlaka biletlerinizi bir gün önceden alın. Biletlerinizi almada istasyonda işler biraz yavaş işlediğinden sıkıntı yaşayabilirsiniz. Bir keresinde kadın benim ismimi Latin alfabesi bilmediği için yarım saatte zor yazdı. Önüne Latin ve Kiril Alfabesinin karşılaştırmalı bir tablosunu çıkarıp ismimin her harfini tek tek o listeden karşılaştırıp çevirdi ve bu işlem yarım saat sürdü. Yani dil olayı çok büyük sorun. Bu arada Lviv’de ülkenin batı hattında Ukraynaca, Kiev’de ve ülkenin doğu hattında Rusça hakim. Ukraynaca ve Rusça birbirine çok benzer ve birbirlerini çok rahat anlayabiliyorlar. Ama milliyetçilik işin içine girince tabiki anadil konusunda işler bölgelere göre değişiklik gösteriyor.

Kiev benim Avrupa’da gördüğüm en güzel şehirlerin başında geliyor desem yalan olmaz. Sovyet Rusya’nın eski merkezlerinden biri olduğu için çok büyük ve çok gelişmiş. Mimarisi gerçekten beni çok etkiliyor. Gezilecek görülecek çok güzel yerleri var ve yine söylüyorum ucuz bir şehir. Yukarıda anlattığım ekonomik saptamalardan sonra Kiev’i gördüğünüzde biraz garipseyebilirsiniz. Renkli, hareketli ve çılgın bir yaşamı da bu şehirde görmek mümkün… 2012 yılında ilk kez Kiev’e geldiğimde inanın çok daha güzeldi. O zaman vize uygulaması vardı. Ancak her yıl bir tık daha geriye gittiğini gördüm, özellikle bu vize serbestîsinden sonra. Her yerde aşırı derecede Türk ve Arap olması insana yurtdışında olduğu hissiyatını biraz buruk olarak veriyor.

Üzülerek söylemeliyim ki Türklerin burada imajı da pek güzel değil. Özellikle gece hayatında herkes sizden bir şeyler yolabilmenin çaresine bakıyor. Bunlara karşı çok dikkatli olmanızı tavsiye ederim. Ukrayna’ya öğrenciler dışında gelenlerin çoğu seks turizmi için geldiklerinden işin biraz cılkı çıkmış durumda. Buraya gelip geri dönenlerde artık ortamı nasıl anlatıp, yönlendiriyorsa biraz da bence sorun buradan kaynaklanıyor. Bu gibi olaylardan dolayı ülkede Türklere karşı ırkçı durumlara da zaman zaman karşılaşılıyor. Bu konuda çok dikkatli olun ve güvenmediğiniz bilmediğiniz insanlarla hiçbir yere gitmeyin. Böyle çok hikâyeler duydum ve duymaya devam ediyorum. Ayrıca oraya gidecek erkeklerden ricam her kadına hayat kadını gözüyle bakmamaları konusunda olacak. Orada yaptığınız hareketler ve oluşturduğunuz imaj sizin arkanızdan milyonlarca insanın üzerine leke olarak kalabiliyor.

Son tavsiyelerim olarak gittiğiniz yerlerde çalışanlara ve bindiğiniz taksilerde taksiciye 20-30 Grivna bahşiş mutlaka bırakın, onları çok mutlu edersiniz. Metroyu bence kullanmayın, illa kullanacağım diyorsanız da üzerinizde değerli eşyanız olmasın. Cüzdanınızı ve telefonunuzu hiç affetmezler, çalarlar. Bu konuda size garanti veriyorum. Her metroda şebekeleri var ve turistleri takibe alıp, adım atmaya yer olmayan metrolarında sizi anında soyarlar. 2014’te arkadaş grubuyla gittiğimizde dört kişilik grubumuzun iki kişisi beş dakika içinde telefonu ve cüzdanları çarptırmıştı, çok dikkatli olun.

Sonuç olarak uçak biletleri hariç (ben üç ay öncesinden alıyorum ve son biletimi gidiş dönüş 200 TL’ye aldım), Ukrayna’ya düzenleyeceğiniz 5 günlük bir gezi fazlasıyla yazıyorum 400-650 TL’yi geçmez. Bu rakamları hostelde kalarak, toplu taşımayı kullanarak en az %30 indirebilirsiniz.

Kişi Başı:

  • Günlük Ev: 60 TL
  • Günlük Yeme içme: 30 TL
  • Günlük Ortalama Taksi Ulaşımı: 20 TL
  • Lviv-Kiev gidiş dönüş tren: 80 TL

5 Günlük Toplam: 630 TL

 

Son olarak Ukrayna’da yaşar mıyım? Hayır, sanmıyorum…